Ana Sayfa Yazı Blok Zinciri ICO veya Piyasaya İlk Coin Sunuşu

Blok Zinciri ICO veya Piyasaya İlk Coin Sunuşu

Bu rehberimizde ICO’lar hakkında bilmeniz gereken her şeye ve bu dijital sikkelere yatırım amacıyla neler yapabileceğinize değineceğiz.

PAYLAŞ

Yeni Başlayanlar için bir Rehber | Blok Zincirinin İzahı

Son zamanlarda hiç ICO diye bir terim duydunuz mu?

Eğer duyduysanız ve ne anlama geldiğini bilmiyorsanız, endişelenmeyin. Bugünkü rehberimizde ICO’lar hakkında bilmeniz gereken her şeye ve bu sikke satışlarına yatırım amacıyla neler yapabileceğinize değineceğiz. Bu makalede aşağıdaki konuları inceleyeceğiz.

ICO: Yeni başlayanlar için bir rehber

  1. Blok zinciri, Ethereum ve akıllı sözleşmelere giriş
  2. Initial Coin Offering – Piyasaya Coin Sürme (ICO)’ya giriş
  3. ICO’lar nasıl çalışır
  4. ICO’lara katılım yolları
  5. Bir ICO’nun potansiyel ödül ve getirilerini anlamak
  6. ICO’lar ile ilgili yasal düzenlemeler

Blok zinciri ve Ethereum’a giriş

Dikkat: Bu bölüm blok zinciri teknolojisi ve kripto para birimlerinin temel düzeyde izah etmektedir. Yine de size onun nasıl işlediği ile ilgili bir fikir verecektir.

İnsanlar blok zinciri teknolojisi fikriyle ilk kez 2013 yılında Bitcoin’in kitlesel medyaya bomba gibi düşüp fiyatının hızla yükselmesiyle birlikte (ve nihayetinde düşmesiyle)  tanışmış oldular.

Kulağa müthiş teknik bir şey gibi gelse de blok zinciri terimi aslında alt tarafı dijital ve açık bir kütük defteri için kullanılan bir kelimedir.

Finansal faaliyetlerin kaydını tutan pusula yahut çizelgelere ‘kütük defteri’ (veya yalnızca ‘kütük’) denmektedir. Dijital kütükler de benzer şekilde iş görürler fakat ödeme almak, göndermek ve bunları kaydetmek için para yerine veri kullanırlar.

Şöyle düşünün, Paypal veya Stripe kullanarak birine 50 dolar yolladığınızda, platform gerçekten de nakit hesabından 50 dolar alarak bunu alıcının bankasına teslim etmez.

Borsada hisse alım satımı yaparken de aynı şey gerçekleşir. Bir hisse aldığınızda banka hisse kâğıtları ile fiziksel olarak uğraşmaz veya bir hesaptan diğerine para nakli yapmaz.

Bunun yerine dijital numaralardan oluşan veriler bir hesaptan diğerine dev bir dijital kütük üzerinde nakledilirler. Nakil işlemi ile ilgili tüm veriler ve bilgiler kütük üzerindeki girdiler şeklinde saklanır.

Daha sonra bankalar veya Paypal gibi merkezi bir yetkili tarafından ödemeleri onaylamak için bu nakil kayıtlarına başvurulur.

Bu, nakil işlemlerini başarıyla tamamlamaları için Paypal ve bankalara itimat duyduğumuz anlamına geliyor.

Diğer yandan blok zinciri (kamuya) açık merkezsiz bir dijital kütüktür. Merkezsiz olması ona kimsenin sahip olmadığı anlamına gelmektedir. Bankalar veya Paypal gibi bir aracı (üçüncü taraf) üzerinden geçirmek yerine ödemeler doğrudan doğruya iki taraf arasında (uçtan uca) yapılmaktadır.

Bu durum ortaya çıkmaktadır çünkü blok zincirini kullanan herkes tüm kütük defterinin bir kopyasını bilgisayarında depolamaktadır. Herkes blok zincirinin bir kopyasına sahip olduğu için herhangi bir kurum veya kişi blok zincirinin kendine ait olduğunu iddia edememektedir ve bu, tekelciliği tamamen ortadan kaldırmaktadır.

Blok zincirinin ayrıca kamuya açık olduğu değerlendirilir çünkü dileyen herkes kendisine (ve başkalarına) ait işlemleri blok zinciri üzerinde doğrulayabilir.
Merak ediyor olabilirsiniz, blok zinciri üzerindeki bilgiler kamuya açık olduğuna ve herkes onun bir kopyasına sahip olduğuna göre, öyleyse blok zinciri tehlikeli ve tekinsiz değil midir?

Hayır, öyle değildir.

Bir kere, blok zinciri üzerindeki işlemler kişisel bilgi barındırmazlar, kripto para birimi adı da buradan gelmektedir. Kullanıcılar blok zinciri üzerindeki ödemelerinizi görebilirler fakat şu sayılan hassas bilgileri öğrenemezler:

  • Ödemenin göndericisi
  • Ödemenin alıcısı

Yine de kripto para birimleri ve blok zincirinin tamamen anonim (isimsiz) olduğu varsayımını yapmamalısınız. Bunun yerine onlar ‘takma isimlidirler’. Bu konuya daha sonra tekrar değineceğiz.

Blok zinciri üzerinde yeni bir işlem gerçekleştiğinde kamuya açık kütük defterine yeni bir kayıt girilir. Daha sonra herkesin blok zinciri kopyasını eşlenik hale getiren bir güncelleme blok zinciri ağı boyunca yayınlanır.

Örneğin birisi size blok zinciri sistemini kullanan bir kripto para biriminden bir miktar yollarsa, blok zinciri kütüğüne bakarak ödemenin geçerli olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.

Eğer ödeme geçerli ise blok zinciri üzerinde onaylanacaktır ve elinizdeki kamuya açık kütüğe yeni bir girdi eklenecektir. Takiben bu da herkesin açık defterinin yeni kayıtlar ile eşlenik hale gelmesini sağlamak amacıyla blok zincirindeki diğer ağlara bir güncelleme yollayacaktır.

Neyse ki blok zinciri üzerindeki her işlemi tek tek sizin onaylamanıza gerek yoktur. Tasdik işlemleri, aslen bilgisayarlardan ibaret olan madenciler tarafından yapılmaktadır.

Ödemeleri tasdik etmelerini teşvik olarak madenciler Bitcoin gibi kripto para birimleri ile ödüllendirilmektedirler. Kripto para birimleri, mal ve hizmetler karşılığında takası yapılabilen değer depolarıdırlar.

Blok zinciri teknolojisinin basit bir tahlili işte bu şekilde.

Etherum’a giriş

Ethereum yazılımcı Vitalik Buterin tarafından Bitcoin’e bir seçenek olarak icat edilmiştir.

Bitcoin esasen bir kripto para birimi veya parasal değer aktarma vasıtası olarak kullanılmaktadır. Gel gelelim aynı blok zinciri teknolojisi yalnızca bir ödeme çözümü olmak yerine veri iletimi için de kullanılabilmektedir.
Bu buluş Ethereum’un blok zinciri dünyasına girişi için kapıyı araladı.

Dikkat: Ethereum ve Ether’i birbiryle karıştırmayın. Teknolojinin kendisine Ethereum, kripto para birimine ise Ether (ETH) adı verilmektedir.

Ethereum blok zinciri üzerindeki işlemleri onaylayan madenciler Ethereum’un para birimi olan Ether (ETH) ile ödüllendirilmektedirler.

ETH ayrıca blok zinciri üzerindeki ödeme işlemlerine güç vermek veya onları işletmek için de kullanılmaktadır. Bunu, madencilerin ödemenizi işlemden geçirmesi için verdiğiniz çok çok küçük bir ücret olarak düşünün.

Aynen Bitcoin’de olduğu gibi ETH ve Ethereum tabanlı diğer jetonları almak, yollamak veya depolamak için kullanabileceğiniz bir Etherum adresiniz bulunur.

Gel gelelim, Ethereum teknolojisinin üstünde başka uygulamalar inşa edilebiliyor oluşunun yanı sıra akıllı sözleşme özelliğine sahip olması, onun en büyük üstünlüğü.

Bu, Ethereum üzerine uygulamalar inşa edebileceğiniz ve onun blok zincirini bilgi depolamak için dijital bir kütük gibi kullanabileceğiniz anlamına geliyor. Ardından bu teknoloji akıllı sözleşmeler oluşturmak için kullanılabilir.

Akıllı Sözleşmeler

Akıllı sözleşmeler özünde, bilgisayar kodu olarak yazılmış sözleşme veya şartnamelerdir. Akıllı sözleşmeler, sözleşme şartları yerine geldiğinde yahut gelmediğinde kendi kendini icra eden otomasyonlu ödemelerdir; ayrıca bir de Ethereum adresine sahiptirler.

Akıllı sözleşmelerin en yaygın kullanılan biçimi ICO’lar ya da Piyasaya (İlk) Para Sürme etkinliklerinde olmaktadır. ICO’lar genellikle girişimlerine kaynak toplamaya çalışan yeni kurulmuş şirketler tarafından kullanılan kitle fonlama kampanyalarıdır.

Örneğin bir ICO’ya yatırım yapmak için yatırmak istediğiniz tutarı o ICO’nun akıllı sözleşme adresine ETH olarak yollamanız gerekir. Bu akıllı sözleşme, kitlesel fonlama hedefi yakalanana değin ETH’nizi otomatik olarak tutacaktır.

Kitlesel fonlama hedefi tutturulduğu zaman, ETH jetonlarınız ICO’nun jetonlarına dönüşecektir (bunu daha sonra izah edeceğiz).

Eğer hedef tutturulamazsa, ETH’niz adresinize geri yollanacaktır. Akıllı sözleşme yürürlüğe girdikten sonra sözleşme içindeki kodları ve şartları değiştirmek mümkün olmadığı için kimse ETH’nizi rehin tutamaz veya onu sizden alamaz.

Her şey aynı zamanda otomatik olarak kodlar (yazılım) tarafından yerine getirilmektedir yani bu süreç sırasında paranızı kaybetme endişesi taşımanız gerekmemektedir, tabi eğer akıllı sözleşmedeki yazılım daha en başından beri kötü bir amaç taşımıyorsa.

Gel gelelim, kötü amaçlı akıllı sözleşmeler iki sebebe istinaden asla toplumun kullanımına sunulmayacaktır: akıllı sözleşme denetimleri ve kripto para birimi topluluğunun teknik doğası.

Akıllı sözleşme denetimleri akıllı sözleşmeleri incelemek üzerine uzmanlaşan şirketler tarafından yapılmaktadır. Bunun anlamı şudur, (akıllı sözleşme üzerine uzman insanlarca yönetilen) bu şirketler sözleşme içindeki kodların herhangi bir arıza yahut kötü amaç taşımadığından emin olmak amacıyla eksiksiz bir inceleme ve değerlendirme yapıyorlar.

Eğer bir sözleşmenin güvenli ve kusursuz işlediği düşünülüyorsa, o akıllı sözleşmenin adresi kamuya açıklanacaktır. Tersi durumda sözleşme tekrar yazılacak ve hatalarının düzeltilmesi için denetlenecektir.

Akıllı sözleşmelerin güvenliği konusunda topluluğun da büyük yardımları olmaktadır. Akıllı sözleşmeler genellikle Github’a yüklenmekte veya ICO’nun resmi sitesine konmaktadır. Bu sayede yazılım geliştiriciler sözleşmeyi inceleyerek sıradışı herhangi bir şey olup olmadığını değerlendirme fırsatı bulmaktadırlar.

Akıllı sözleşme ile ilgili tam bir şeffaflık sağlamak ICO’ya güven duyulmasını sağlamaktadır. Eğer bir ICO’nun web sitesinde bir yerlerde veya Github’da bir akıllı sözleşmesi yoksa ve denetim konusuna hiç girmiyorsa, dikkatli olmalısınız.

Etherum’un basit tahlili işte böyle. Bu teknoloji hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için aşağıdaki kaynaklardan bazı sayfaları okumanızı tavsiye ediyoruz.

Initial Coin Offering – Piyasaya Para Sürme Etkinliklerine Giriş

Basitçe izah etmek gerekirse ICO’lar girişimlerine kaynak toplamaya çalışan yeni kurulmuş şirketlerin kitle fonlama kampanyalarıdır. Bu kitle fonlama kampayalarına iştirak etmenin ödülü girişimin kendi jetonlarıdır (token).

Ethereum platformunun üzerine uygulama inşa etmeye elverişli olduğunu söylediğimizi hatırlıyor musunuz?

Bir girişim bir ICO’ya girişmeye karar verirken, varsayılan değer depolama yöntemi olarak ETH yerine kendi jetonlarını oluşturabilir. Bu, Ethereum teknolojisini kullanarak kendi Bitcoin klonunuzu veya jetonunuzu oluşturabileceğiniz anlamına geliyor.

Jetonlar girişime yatırımı teşvik işlevi görmekle birlikte yeterince kullanım örneğine de sahipler.

Örneğin bazı girişimler yatırımcılara kâr payı dağıtmanın bir yolu olarak kendi jetonlarını kullanmayı tercih edebilirler. Gel gelelim girişimler genellikle şu iki beklentiden birisi sebebiyle yatırımcılara kendi jetonlarını sunarlar:

  • Jetonların değerinin yükseleceği beklentisi ile (ETH ve BTC değeri nasıl yükseldiyse)
  • Şirket karlarının yüzde olarak geri dönüşü veya kar payı olarak yatırımcılara dağıtılması

İlk durumda, jetonların değerinin yıllar içinde büyük oranda artacağı umudu ile girişimler jetonlarını piyasaya sunmaktadırlar. İkinci durum ise Etheroll gibi uygulamalarda görülebilir. Bu örnekte jeton sahiplerine jetonlarının oranı ölçüsünde şiket kârı dağıtılmaktadır.

Jetonlar borsalardaki hisse senetlerine çok benzemektedir. Örneğin Apple’a yatırım yapmak için AAPL hisse senedi satın alırsınız. Microsoft’a yatırım yapın ve elinize MSFT hisse senedi geçsin.

Jetonlar da aynı şekildedir. Eğer Ethereum’a yatırım yaptıysanız elinize ETH jetonu geçer. Basic Attention Token’a yatırım yapın ve elinize BAT jeton geçer.

ICO’lar nasıl iş görürler?

ICOlar gücünü akıllı sözleşmelerden almaktadır. Daha önce bahsettiğimiz gibi bu sözleşmeler belirli hedefler tuttuğu takdirde içerdikleri şartları icra etmektedirler. Çoğunlukla ICO’lar kampanyalarında toplamak için asgari bir meblağ belirlerler. Bu hususu açık bir biçimde göstermek adına bir örnek üzerinden ilerleyelim.

Farz edelim ki A Girişimi’ni biz yönetiyoruz.
A Girişimi başvurusunda 10 milyon Amerikan doları toplamak istiyor. A Girişimi bunun ardından kendi isminden harfler kullanarak AGR adlı Ethereum tabanlı bir jeton üretiyor.

Ardından A Girişimi 1 doların 10 AGR jetonuna (token) tekabül ettiğine karar veriyor. Bu durumda A Girişimi kaynak toplama hedefi için 100 milyon AGR token önermektedir.

Kampanya başladıktan bir gün sonra A Girişimi ICO ile tam olarak 10 milyon Amerikan doları toplamayı başarır. Ardından 100 milyon AGR jeton yatırımcılara dağıtılır.

Örneğin ICO sırasında 10 dolar yatıran insanlar 100 AGR jetonu alırlarken 100 bin dolar yatıran birisi 1 milyon AGR jetonu alacaktır.

Yatırımcılar artık ellerindeki jetonları tutmak ya da borsalarda pazarlamak konusunda karar verebilecek olan AGR jeton sahipleri haline gelmişlerdir.

Şimdi, ya ICO gereken asgari kaynak tutarına erişemeseydi?

Akıllı sözleşmenin yazılımı içinde bir yerlerde asgari yatırım tutarına erişilememesi durumunda çalışan bir kod bulunmaktadır. Bu kod yatırımcıların ICO’ya yatırdıkları parayı geri yollayacak bir şekilde yazılmıştır.

Yatırım tutarının asgari düzeyi aşması durumuna karşı dönüm noktalarından oluşan bir listeyi girişimler genellikle hazır tutmaktadırlar. Gel gelelim akıllı sözleşmelerin büyük bir kısmı yatırım hedefine ulaşılması durumunda yatırım toplamayı durduracak yahut yatırımcıların paralarını iade edecek kadar akıllıdırlar.

Jeton sahipleri aynen geleneksel bir ilk halka arz etkinliğine (IPO) katılan hisse senedi sahipleri gibi muamele görmektedirler. Eğer bir şirket iflas eder ve süreç sırasında tasfiye edilirse, jetonlar varlığını sürdürecektirler (çünkü onlar akıllı sözleşmeler içindedirler) fakat değeri sert biçimde düşen jetonlar değersiz bir hale gelecektirler.

Yatırımcılar ellerindeki jetonları tutmak ya da borsalarda pazarlamak konusunda karar verebilecek olan AGR jeton sahipleri olmuşlardır.

Gel gelelim ICO sahnesi sıkı yasal düzenlemelerin uygulanması için yeterince olgunlaşmış değil. Bir şirketin tasfiyesi durumunda menkul kıymet borsasındaki hisse sahipleri paralarını kurtarma şansına halen sahiptirler fakat aynı şey ICO’lar için söylenemez.

ICO’lar için düzgün bir merci veya kuruluş ortaya çıkana kadar girişimler, kripto para birimi dünyasında lekeli bir itibara sahip olmak dışında hiçbir yasal netice ile karşı karşıya kalmaksızın yatırımlarını kaybedebilirler.

Bununla birlikte eğer bir girişim topladığı yatırımı sorumsuzca kullanıyor yahut kaybediyorsa yasal takibat yolunu deneyebilirsiniz.

Bir ICO’ya nasıl katılabilirim?

Bir ICO’ya katılmanın en yaygın yolu ETH’yi bir yatırım olarak kullanmaktır.

Bunun anlamı ICO’ya yatırım yapmak için onun akıllı sözleşme adresine ETH yollamanız gerektiğidir. Kulağa kolay geliyor fakat herhangi bir ICO’ya katılmadan önce emin olmanız gereken birkaç husus bulunuyor.

1. ETH’nin borsada değil kişisel bir cüzdanda olduğundan emin olun

Coinbase veya Kraken gibi borsalardan ETH aldığınızda ETH jetonlarınız borsanın cüzdanında tutulur.

Borsa cüzdanı ile kişisel cüzdan tamamen farklı iki şeydirler. Jetonlarınızı bir borsada tuttuğunuz zaman onları güvende tutacağına dair o platformun sağlamlığına ve güvenliğine itimat etmiş oluyorsunuz.

Coinbase veya Kraken gibi borsalardan ETH aldığınızda ETH jetonlarınız borsanın cüzdanında tutulur.

Gemini ve Coinbase gibi başlıca borsalar sıkı düzenlemelere tabidirler. Bu da cüzdanlarının güvenlik ve emniyet bakımından en üst seviyede oldukları anlamına geliyor. Gel gelelim platformlar bilgisayar korsanlığı veya iflas gibi kapanışa yol açabilecek tehlikelere de açıklar.

Diğer yandan kişisel cüzdanlar yalnızca sizin kullanımınıza açık olan cüzdanlardır. Üçüncü bir tarafın mülkiyetinde bulunmazlar ve siz bilerek veya bilmeden özel anahtarlarınızı birine vermediğiniz sürece kimse tarafından erişilemezler.

Eğer bir ICO’ya katılmak istiyorsanız ETH’nizi bir borsada tutmak istemezsiniz çünkü jetonları yollarken ve alırken birçok sıkıntı ortaya çıkmaktadır. Bunun yerine ETH’nizi kendi kişisel cüzdanınızda bulundurmalısınız.

Kişisel cüzdanlar ve borsa cüzdanları arasında epey fark bulunmaktadır.

Öncelikle, kişisel cüzdanlara yalnızca siz erişebilirsiniz ve başkasının mülkiyetinde bulunmazlar. Bu durumda cüzdandaki jetonları yalnızca siz hareket ettirebilirsiniz.

ETH cüzdanınız hakkında adresiniz haricinde hiçbir bilgiyi sızdırmamanız gerektiğini unutmayınız. Adres dışındaki herşey, mesela özel cüzdan anahtarınız gizli tutulmalı ve başka kimse tarafından bilinmemelidir.

ETH adresinizi banka hesabı, ETH kişisel cüzdan anahtarını ise kredi kartınızın PIN numarası gibi düşünün. İnsanlara para nakli için banka hesap numaranızı vermenizde bir sakınca yoktur fakat PIN numaranızı vermemelisiniz.

İyi yorumlar alan bazı kişisel cüzdanlar şunlardır:

  • MyEtherWallet (Tarayıcı tabanlı)
  • MetaMask (Firefox ve Chrome eklentisi)
  • Mist (Desktop)
  • Parity (Desktop)
  • imToken (iPhone)
  • imToken (Android)

Genel bir kural olarak, ETH ve jetonlarınızı yalnızca alım satım yapmak istediğiniz zaman borsaya taşımalısınız. Aksi takdirde ETH jetonlarınızı sürekli kişisel cüzdanınızda tutmalısınız.

Borsaların jetonlarınızı borsadan almak veya tersi için (bazen epey fazla) ücret aldıklarına dikkat ediniz.

2. ICO’nun detaylarını ve akıllı sözleşme adresini doğru bir biçimde tespit edin

ICO’ların teknik ve genellikle muğlak doğasına istinaden, yanlış para hareketleri yapmanız veya yanlış bilgileri açıklamanız, ETH jetonlarınızın kaybına yol açabilir.

Bu sebeple şunun gibi ICO detaylarını bilmeniz önem arz etmektedir:

  • ICO’nun tarihi
  • ICO’nun zamanı (kolaylık açısından kendi zaman diliminize çevirdiğinizden emin olun)
  • ICO şartları
  • Jetonların dönüşüm oranları

Gel gelelim ben önemli şey, ICO’nun akıllı sözleşme adresinin doğru bilinmesidir.

Bunu kafanıza iyice yerleştirdiğinizden emin olmalısınız, eğer ETH’nizi ICO’nun akıllı sözleşme adresi dışında bir adrese yollarsanız onu geri almanız için bir yol bulunmamaktadır.

Bu durumda yanlış yere giden jetonlarınızı almanın tek yolu alıcının bizzat jetonları size geri yollamasıdır.  Gel gelelim blok zincirinin takma isim kullanan yapısı nedeniyle bunun gerçekleşmesi ihtimali sıfıra yakındır.

ICO süresince güvende kalmak için şu prensiplere uyun:

  • ICO’nun resmi internet adresini yer imlerine ekleyin. Resmi internet sitelerinde genellikle ICO’ya nasıl katılabileceğinize dair adım adım açıklamalar bulunur. Resmi olandan başka bir siteye asla güvenmeyin.
  • ICO bülteni ya da eposta listesine abone olun. ICO’lar bu epostaları genellikle ICO tarihini ve ETH göndermek için doğru akıllı sözleşme adresini yatırımcılara hatırlatmak maksadıyla kullanırlar.
  • ICO’nun Slack veya Telegram grubuna katılın. ICO’ların Slack ve Telegram kanalları genellikle ICO’ya katılıma dair bol bol tartışma ve bilgiye sahne olurlar.
  • Yine de Slack veya Telegram’da gördüğünüz adreslere para yollamak konusunda dikkatli olun. Günümüzde saygın ICO’ların birçoğu Slack veya Telegram DEĞİL, yalnızca kendi internet sitelerinde akıllı sözleşme adreslerini yayınlamaktadırlar.
  • Kanalda bir akıllı sözleşme adresi gördüğünüzde bunu sitede bulunan adres ile karşılaştırın. Eğer farklı iseler kanalın yönetici & idarecilerine bunu bildirin.
  • Ayrıca oltalama kısayollarına ve sahte URL’lere karşı dikkatli olun.

Bu tip vakaları engellemek için günümüzde ICO’lar akıllı sözleşme adreslerini ICO’nun olduğu gün, tahmin edilen zamandan yalnızca bir veya iki saat önce yayınlamaktadırlar.

3. Akıllı sözleşme adresini ETH yollamak

ICO’nun heyecan verici kısmı işte burası: ETH jetonlarınızı kullanarak ona fiilen yatırım yapmak.

ICO’nun ne zaman başlamasının umulduğu genellikle ICO’nun resmi sitesinde belirtilir. Girişimler size ICO’ya katılım için tahmini bir vakit verebilseler de bir ICO’ya girmenin en dakik yolu, hangi blok numarası ile başlayacağını tespit etmekten geçer.

Başlangıç blok numarası Ethereum ağı üzerinde madenciliği yapılmakta olan güncel blok numarasına göre belirlenir.

Madencilerin blok zinciri üzerindeki ödemeleri tasdik etmesi ile ilgili daha önce yazdıklarımızı hatırlarsanız; blok zinciri adını teker teker madenciliği yapılan ve dolayısıyla bir zincir oluşturan bir dizi veri bloğundan almaktadır.

Blok zinciri üzerindeki her bir blok tekil olarak ve ardışık bir sıra ile tasdik edilmelidir. Bu durumda madencilerin tasdik işine blok 1’den başlayarak blok 2 ve blok 3 diye devam etmeleri gerekmektedir. Blok 1 ile başlayıp blok 4’e geçtikten sonra 2 numaralı bloğa geri dönemezler.

Dolayısıyla ICO’lar genellikle belirli bir zamanda değil, bir blok numarası ile başlarlar. Ethereum ağında madenciliği yapılan güncel blok numarasını denetlemek için EthStats kullanabilirsiniz. Örneğin makalenin hazırlandığı sıradaki güncel blok numarası 4’127’251’dir.

A Girişimi 4’000’000 numaralı blok ile birlikte ICO’yu başlatmak istemektedir. Öyleyse hâlihazırda madenciliği yapılan bloğun numarası 4 milyona eriştiği zaman A Girişimi’nin akıllı sözleşme adresine ETH yollamanın vakti gelmiş olacaktır. ETH’nizi söz gelimi 4’000’005 numaralı blok sırasında da yollayabilirsiniz.

Eğer acele ederseniz ödeme ile ilgili bir hata alırsınız. Eğer çok ağır davranırsanız ICO’yu kaçırabilirsiniz.

4. Ethereum yakıt ücretlerini anlamak

Bir akıllı sözleşmeye ETH yollarken anlaşılması gereken önemli kavramlardan bir tanesi ödemenin “yakıtıdır” (gas). Madencilerin ödemelerinizi onaylaması için teşvik olarak ETH kullanıldığını daha önce belirtmiştik. Ağ üzerindeki ödemelerinize güç veren gas olarak da aynı şey kullanılmaktadır. Bunu ETH ödemeniz için “akaryakıt” gibi düşünün.

Ödeme için ne kadar fazla yakıt ayırırsanız, ödemeniz o kadar hızlı geçecektir çünkü madenciler emekleri karşılığında daha fazla ödüle kavuşacaktır. Eğer çok az yakıtınız (gas) varsa ödeme başarısız olacaktır (fakat para zayi olmayacaktır) çünkü madenciler düşük teşvik sebebiyle ödemenizi onaylamak konusunda istekli olmayacaktır.

ICO’lar sırasında katılım için fırsat kollayan birçok insan bulunmaktadır. Dolayısıyla madenci sayısına kıyasla devasa miktarda ödeme emri gelmesi sebebiyle Ethereum ağında sıkışma ortaya çıkabilmektedir.

Madenciler onaylama istekleri ile aşırı yüklenmiş bir halde olduklarından, mantık çerçevesinde, daha yüksek teşvik sunmalarına istinaden, önce yüksek yakıt ücretli ödemelerin madenciliğini yapmayı tercih edeceklerdir. Bir madencinin elindeki bilgi işlem gücünü daha az ödül için kullanması akla yatkın değil.

Dolayısıyla yoğun ICO dönemlerinde ödemelerinizin geçmesi için yakıt ücretlerini belirgin bir biçimde yükseltmeniz gerekecektir. ETH Gas Station gibi bir web sitesi kullanarak ödemeler için ortalama yakıt ücretlerini tespit etmniz mümkün.
Gel gelelim yakıt ücretlerini hesaplamak (pek sebepsiz bir biçimde) aşırı karmaşık bir iştir.

Basitliği korumak adına, yakıt, 21’000 ve 42’000 gibi miktarlar ile ölçülmektedir. Gel gelelim bu, 21’000 veya 42’000 ETH’ye denk değildir yani panik yapmanıza gerek yok!

Kullandığınız cüzdana bağlı olarak ETH cüzdanınızda yakıt ücretlerini görebilmeniz gerekir. En yoğun zamanlarda ödemelerinizi geçirmekte uygulayabileceğiniz temel bir kural olarak, başlangıçta kullandığınız yakıt miktarını 10 ile çarpmayı deneyebilirsiniz.

Eğer bir ICO’ya katılım fırsatı yakalamak istiyorsanız ve varsayılan yakıt ücreti 21’000 seviyesinde ise, bunun yerine ücret olarak 210’000 girin.

5. Jetonlarınızı almak

Eğer jetonlarınızı ICO akıllı sözleşme adresine başarı ile yolladıysanız, yatırım hedefine ulaşıldığı anda ICO’nun jetonları kişisel cüzdanınıza yollanacaktır.

Daha önceki A Girişimi örneği ile devam edecek olursak, kaynak toplama hedefine ulaşılıp ICO sona erdiğinde kişisel cüzdanınıza AGR jetonları gelecektir. Akıllı sözleşme jetonları hangi adrese yollaması gerektiğini bilecek kadar akıllıdır yani bu konuda endişe etmenize gerek yok. Jetonlar elinize ulaştığında onlarla dilediğinizi yapmakta özgürsünüz.

Dikkat: Bazı ICO’lar bir iki hafta gibi belirli bir süre boyunca jetonlarınızı kilit altında tutabilir. Rehin süresi sona erdiğinde jetonlarınız otomatik olarak serbest bırakılacaktır. ICO sonrası flipping yani “takla attırma” adı verilen devasa jeton satışlarını engellemek amacıyla ICO’lar bu yola başvurmaktadır.

6. ICO’lara yatırım yapmanın farklı yolları

Birçok ICO’ya kripto para birimleri ile yatırım yapıldığı halde yatırımcılar bunun için nakit para da kullanabilirler.

Kripto para birimi dünyasında nakit paraya fiat yani itibari para ismi ile gönderme yapılır. Yani fiat veya itibari para ifadesini duyarsanız bilin ki cebinizdeki USD, TRY gibi gerçek paralar kastediliyor. Bitcoin Suisse gibi siteler kripto para birimi yerine fiat kullanarak katılım fırsatı sunuyor.

Gel gelelim itibari para ile yatırım yapmak için genellikle şu gereksinimleri karşılamak gerekiyor:

  • KYC gereksinimleri Bunun anlamı şudur, yatırımcıların KYC prosedürü gereğince kimlik bilgisi ve kimliği tasdik eden kişisel adres ve banka bilgisi gibi verileri paylaşması gerekmektedir. Gel gelelim birçok borsa KYC prosedürünü uygulamaktadır yani bu durum yalnızca itibari para yatırımlarına mahsus değildir.
  • En azından 5 bin dolar değerinde yatırım. İtibari para ile yatırım yapmak küçük çaplı yatırımcılara göre değildir. Katılım için en azından 4 haneli bir yatırım yapmanız beklenmektedir. Bazı ICO’lar itibari para ile yatırım için 5 haneli rakamları şart koşabilirler.
  • Yalnızca belirli ülkelere izin verilmektedir. Örneğin Bitcoin Suisse kanunlar ve düzenlemeler sebebiyle Amerikalı yatırımcıların kendi platformunda yatırım yapmalarına izin vermemektedir. Politik sebeplerle Kuzey Kore gibi bazı ülkelerin de katılımı yasaklanmıştır.

Bir ICO’ya katılımı teşvik eden ve ödül nitelikli şeyler nelerdir?

Bir ICO’ya katılmak için bir numaralı teşvik, jetonun ileride ulaşabileceği muhtemel değerdir.

Bitcoin ya da Ethereum’a yalnızca 10 dolar yatırmanın bir insanı günümüzün milyoneri yapabileceği dönemler yaşandı. ICO’lar da bu gerçeğe dayanarak jetonları karşılığında kaynak toplamaktadırlar.

Yine de jetonların değerinin neden yükseldiğini anlamanız önem arz etmektedir.

Bir jetonun değerinin artmasının en sık sebebi medya abartmasıdır. Ethereum bu ifadeye mükemmel bir örnek teşkil etmektedir.

Bir ay önce ETH 50 dolarlık değerden bir ay içinde neredeyse 400 doları yakalayacak kadar dramatik bir biçimde yükselmişti.

Medya abartısının başlıca sebebi ana akım şirket ve holdinglerin teknolojiyi benimsemesiydi. EEA (Enterprise Ethereum Alliance) gibi organizasyonların yanı sıra Coindesk ve Consensus 2017 gibi sayısız büyük etkinlik, abartı ateşine biraz daha odun taşıdı.

Toyota ve Microsoft gibi isimler Ethereum ile ilgilenmeye başladığında abartı zirve yaptı. Bu durum medyada çok yüksek bir görünürlüğe ve o da ETH’ye talebe yol açtı. Bu da bizi ikinci etkene getiriyor.

Arz ve talep de jeton değerine etki eden başlıca etkenlerdendir. Bir jetonun değerinin talebe bağlı olarak nasıl müthiş artış kaydedebileceğine dair en güzel örneklerden biri yine Ethereum.

İnternette ve yayın organlarında Ethereum’un geniş yer bulmasının ardından bir sürü yeni yatırımcı cebine ETH doldurmak için borsalara hücum etti. Bu durum borsalardaki ETH alım emirlerinin artmasına ve fiyatların yükselmesine yol açtı.

Diğer yandan ETH sahipleri de fiyatı mümkün olduğunca yukarı tırmandırmak için ellerindeki ETH’leri satmıyorlardı. Yükselen talep ile birleşen bu arz eksikliği, yüksek talebe ve düşük arza sahip bir ürünün fiyatının artacağını söyleyen en temel iktisadi önermeyi tasdik ediyor, aynen ETH’de olduğu gibi.

Bir jetonun değerini belirleyen önemli bir diğer etken de dolaşımdaki jeton sayısıdır. Genel olarak piyasadaki jeton sayısı ne kadar az ise değeri o kadar yüksektir. Örneğin Bitcoin’in dolaşımda yalnızca 16 milyon jetonu bulunmaktadır. Buna kıyasla Ethereum’un bugün itibarı ile 93 milyon jetonu vardır.

Dolayısıyla ETH’ye göre daha düşük arza sahip olan Bitcoin nadir olması sebebiyle daha değerli olacaktır.

Dolaşımdaki miktarları 10 milyarın epey üzerinde olan Siacoin ve Dogecoin gibi jetonların değerinin yüksek arz sebebiyle 1 dolar üstüne çıkması pek muhtemel görünmüyor.

Bir jetonun değerini belirleyen son etken ise onun gelecekteki kullanım durumudur. Gelecekte devrim niteliğinde bir yenilik haline gelme şansı taşıyan bir jeton veya teknoloji, taşıdığı potansiyel sebebiyle değer artışı kaydedecektir.

Web 2.0’ın yerini alacak varis olarak övülmesinin yanı sıra Ethereum veri naklinin geleceği olarak da görülüyor. BAT ve Golem gibi jetonlar da gösterdikleri azim sebebiyle değer arz ediyor ve eğer bu projeler başarılı olurlarsa teknoloji dünyasında bozguncu bir etki göstereceklerine kesin gözüyle bakılıyor.

Gel gelelim yukarıda sayılan sebeplerin aynıları bir jetonun felaketinin de sebepleri olabilirler.

Medyada ele alınması bir jetonun değerini artırabileceği gibi hızla aşağı da çekebilir. Geçen hafta Andrew Keys tarafından ‘milyonlarca kullanıcısı’ olan ve ICO’sunu başlatmaya hazır büyük bir girişim ile ilgili yapılan açıklamanın ardından Ethereum topluluğu fiyatlarda devasa bir artışa hazırlanmaya başladı.

Söylentiler yangın gibi yayıldı ve girişimin kimliği ile ilgili müthiş bir yutturmaca (aldatıcı reklam, abartı, hype) başladı. Açıklamanın yapıldığı gün, bu şirketin Kik adlı bir sosyal medya platformu olduğu ortaya çıktı.

Kik’in milyonlarca kullanıcıya sahip olduğu doğru olduğu halde Ethereum topluluğu hayal kırıklığına uğramıştı çünkü bunun kendi alanında dev bir şirket olmasını umuyorlardı. Kik açıklaması bir anda ETH’nin değerinde baş döndürücü bir düşüşe yol açtı (bir günde %30 düşüş).

Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise her ICO’nun başarılı olacağı garantisinin bulunmaması. ICO’lara dair gevşek kanunlar sebebiyle bir girişim ciddi herhangi bir yaptırımla karşılaşmaksızın planlarında başarısızlığa uğrayabilir yahut ilerleme kaydetmeyebilir.

Dolayısıyla ICO ekibi, proje ve fikrin gerçekleştirilebilirliği konularında araştırma yapmanız çok büyük bir önem arz etmektedir. Yüksek hedefler her zaman iyi değildirler çünkü başarılı olunacağından emin olmak hiçbir zaman mümkün değildir.

Bir ICO’ya yatırım yapmak için ikinci gerekçe ise mali yılsonunda girişimin kârından pay almaktır.

Örneğin DigixDao jetonları (DGD) gerçek hayattaki altının değerine bağlı olarak depolanmaktadır. Dolayısıyla altın ticaretinden elde edilen kâr doğrudan doğruya jeton sahipleri ile paylaşılmaktadır.

Ethereum tabanlı bir bahis platformu olan Etheroll da jeton sahipleri ile kâr paylaşımı yapmaktadır.

ICO’ları ilgilendiren düzenlemeler nelerdir?

ICO’ların henüz erken safhalarında olması hâlihazırda yasaların gevşek olduğu anlamına geliyor.

Yine de ICO sahnesi olgunlaştıkça devletin koyacağı düzenleme ve uygulamalara riayet etmeye hazır olmanız gerekiyor. Temelde menkul kıymet borsaları ve IPO’lar için konan düzenlemelerin benzerlerinin ICO’lara da uygulanacağını umabilirsiniz.

Günümüzde potansiyel ICO yatırımcılarını ilgilendiren bir adet belirgin düzenleme mevcuttur:

Amerika ve Singapurlu yatırımcıların genellikle ICO’lara katılımı yasaktır.

Perspektif içine oturtacak olursak Amerika Birleşik Devletleri yatırım ile ilgili her türlü konuda oldukça katı bir tutuma sahiptir. Şu anda doğrudan yeni hisse satışlarına yalnızca akredite edilmiş (yetkilendirilmiş) yatırımcıların katılmasına izin veriliyor.

ICO jetonlarının hisse senedi değil alt tarafı jeton olduklarını düşünebilirsiniz fakat yetkili memurlar bu konuda katı ve farklı bir fikre sahipler. ICO’lar yatırım dünyasında genellikle özkaynak dağıtımı olarak adlandırılmaktadır.

Yetkililerin ICO ilgili dert ettikleri şey şu ki ICO’ya kimin katılacağını dolaysız bir biçimde kontrol etmenin bir yolu bulunmuyor yani yalnızca akredite yatırımcıların katılmasını temin edemiyorlar.

Bazı ICO’lar Amerikan vatandaşı olup olmadığınızı soruyor fakat verilen cevabın doğrulaması bulunmuyor. Bitcoin Suisse gibi platformlar bir adım ileri giderek yatırım için kimlik doğrulamayı şart koşuyor.

Gel gelelim ICO’ya katılmak için ETH gibi kripto para birimlerini kullanıyorsanız ekibin sizin Amerika ya da Singapur’da olup olmadığını anlamasının bir yolu bulunmuyor. Coğrafi engelleme yapılsa dahi vekil (proxy) ya da VPN kullanarak bu engeli kolayca aşmak mümkün.

Büyük ICO’lar bu sıkıntıya karşı avukatların yardımıyla mücadele ediyor. Bu adıma ihtiyaç duyuluyor çünkü SEC’nin müdahale etmeye karar vermesi durumunda ki sektör olgunlaştıkça bunun olması kaçınılmaz hale gelecek, ICO’lar ABD’deki suçlamalara karşı savunmasız bir durumda bulunuyor.

Yine bu durum sizi ICO’lara yatırım yapmaktan şimdilik alıkoymamalı. Projeye inanç duyduğunuz sürece bir ICO’ya yatırım yapmak, geleneksel borsa ve varlık yatırımlarına mükemmel bir seçenek oluşturmaktadır.

1 YORUM

  1. Güzel ve sade bir anlatım olmuş. Teşekkürler. Gelecek vaat ettiğini düşündüğümüz ve güvendiğimiz bir ICO’ya ait token’ların satın alınma işlemlerini anlatan bir makale ve video olursa memnun oluruz. Kolay gelsin.

Comments are closed.