Ana Sayfa Haber Lojistik ve Ulaşımda Blok Zinciri: Ufukta Dönüşüm Var

Lojistik ve Ulaşımda Blok Zinciri: Ufukta Dönüşüm Var

Blok zinciri ve eşyaların interneti (IoT) bir noktada birleşmek üzere yakınsıyor. Bunun sonucunda ulaşım ve lojistik sektörü asla eskisi gibi olmayabilir.

PAYLAŞ

Blok zinciri ile IoT yakınsarken her iki teknolojiyi de kullanan ticari uygulamaları piyasaya sürme baskısı artıyor. Bu bileşime kucak açan son sektör taşıma ve lojistik sektörü oldu. Ağustos sonunda Blockchain in Trucking Alliance (BITA) – Kamyonlu Taşımacılıkta Blok Zinciri İttifakı adlı, 150 kadar üyesi olan bir oluşum kuruldu. Bu oluşumdaki üyeler arasında ulaştırma işletmeciliği şirketleri, acenteler, nakliyeciler, irsalatçılar ve teknoloji sağlayıcılar bulunuyor. BITA, amacının standartlar üretmek ve blok zincirinin vaat ettikleri hakkında sektör ile ilgili insanları bilgilendirmek olduğunu beyan ediyor. Geçen hafta Atlanta’da yapılan Connected Fleets USA – Bağlantılı Filolar ABD etkinliğinde BITA kurucu ortağı ve TransRisk CEO’su Craig Fuller, IoT ve blok zincirinin, lojistik ve taşımacılık alanında bir araya gelişinin hayranlık uyandırıcı olacağına vurgu yaptı.

Şirketi ile taşımacılık sektöründeki tarafların fiyat riskini idare etmesine yardımcı olan ürünler geliştiren Fuller, blok zincirinin “bu sektördeki hemen her unsuru dönüşüme uğratma gücüne sahip” olduğunu söylüyor. Gelecekte blok zinciri sistemleri, taşımacılık ve lojistikte kullanılan IoT aygıtlarından gelen veriler ile çalışacak. Kargo taşımacılığı ile ilintili ticari işlemler, blok zinciri tabanlı “akıllı sözleşmeler” kullanılarak otomatik hale getirilecek. Akıllı sözleşmeler, belirli şartlar altında para veya varlıkların naklini hükmeden kuralları (zorla) icra ederek, geleneksel sözleşmeleri bir adım ileri götürüyor.

Fleet Complete’in baş strateji görevlisi Sandeep Kar’a göre, faydalar arasında şunlar bulunuyor:

  • Daha hızlı ödemeler, daha iyi güvenlik ve sahtekârlıkta azalma.
  • Anlaşmazlıkların daha basit bir biçimde çözülmesi.
  • İyileştirilmiş izlenebilirlik ve takip edilebilirlik.
  • Aracıların ortadan kaldırılması ki bu da maliyetleri düşürmekte, evrak işini azaltmakta ve tedarik zincirini kısaltmaktadır.
  • Yasal düzenlemelerden ve zorunluluklardan kaynaklanan masraflarda azalma.
  • Fiyat, el değiştirme ve tüm süreç bilgilerine dair şeffaflığın artması.

Fakat doğaldır ki blok zincirinin lojistik ve taşımacılıkta kullanımının önünde zorluklar da bulunuyor. Bu zorlukları Kar şu şekilde sıralıyor:

  • Ön bilgi, beceri, uzmanlık ve teknolojiye güven eksikliği.
  • Kripto para birimlerine kolay erişimin sınırlı oluşu (bir blok zinciri ile eşlenik olabilir ya da olmayabilir).
  • Kurulu altyapıya gösterilen eğilim.
  • Riski azaltacak bir merkezi otoritenin var olmaması.
  • Muhtemel kripto para birimi oynaklığı (volatilitesi); çünkü kripto para birimlerini denetim altında tutan merkezi bir otorite bulunmamaktadır.

Sektörün engelleri aşarak blok zincirinin sunduğu imkânlardan faydalanmasına yardımcı olmak amacıyla BITA, eğitimdeki bu boşluğa cevap vermeye girişmenin yanı sıra taşımacılık sektörüne özel standartların geliştirilmesine yardımcı olmak istiyor. Fuller eğitimin önemli olduğunu söylüyor: “İnsanlar onun nasıl kullanılacağını bilmiyorlar. Moda lafları biliyorlar fakat piyasada onun tam olarak nasıl kullanıldığını bilmiyorlar.” Fuller, lojistikte ve kamyonlu taşımacılıkta blok zincirli ticari uygulamaların nasıl geliştirilebileceğine dair bir dizi soruyla karşı karşıya kaldığını söylüyor. BITA’nın oluşumuna yol açan, buna benzer sorular olmuş. “Birbirinden tamamen farklı, bazen rekabet içinde olan tarafları, problem çözümünde kullanılacak ortak bir iskelet oluşturmak için bir araya getiriyoruz. … Hakikaten etkili olabilecek insanları bir araya getirmeye çalışıyoruz.”

Performans geçmişi kayıtları

Blok zincirinin kamyonlu taşımacılıktaki muhtemel uygulamalarının arasında, performans geçmişi kayıtlarının hassas (hatasız) biçimde idare edilmesi de bulunuyor. Bir kamyon ikinci el piyasasına girdiğinde (yani kullanılmış bir araç olarak satışa çıktığında), aracın bakımının nasıl yapıldığıyla ilgili sorular gündeme geliyor. Fuller, “blok zincirli bir ortamda o bakım bilgileri ile ilgili güvene dayalı olmayan kayıtlar (tutulması) mümkün” diyor. Blok zinciri işlem kayıtlarının değişmez ve şeffaf oldukları kabul edildiği için bir nakil işlemindeki tarafların önceden birbirleri arasında güven tesis etmeye ihtiyaçları yoktur. “Güzel tarafı şu ki, karşı tarafa, satıcıya veya bir aracıya güvenmek zorunda değilim. Verilerde kusur yoktur.”

Fuller şöyle söylüyor: “Performans geçmişi kayıtları uygulamasının binek araç sektöründeki karşılığı Carfax ama bir farkla, blok zinciri örneğinde bir raporlama acentesi bulunmuyor. Kayıtlar, bu amaca uygun hazırlanmış bir blok zinciri sistemindeki düğümler arasında dağıtılıyor.” Montaj hattından çıktığı andan, kullanılmış bir araç olarak satışa çıktığı ana kadar, IoT sensör verilerinin yanı sıra araca dair diğer işlem bilgileri kullanılarak, kamyona dair tüm kayıtlar blok zinciri üzerinde kayıt altına alınacak. Böylelikle araca talip olan bir alıcı, aracın tüm geçmiş bilgilerini göz önüne alarak alım konusunda bir karar verebilecek.

Kapasite İzleme

Blok zincirinin kamyonculuk sektöründeki bir diğer muhtemel kullanım alanı da kapasite izleme. Yük naklinin bedelini belirleyen etmenlerden bir tanesi de kargo hacmidir. IoT sensörleri kullanılarak belirli bir müşterinin kullandığı hacim tespit edilebilir ve bu bilgiler kullanılarak, o gönderi ile ilintili masraflar belirlenebilir. Gelecekte bu bilgilerin akıllı bir sözleşme ile etkin hale gelen blok zinciri tabanlı bir sisteme akıtılması, IoT sensörleri tarafından ölçüldüğü kadarıyla kargonun kapladığı alan için ücretin kendi kendine ödenmesi anlamına gelecek. Başka bir deyişle, hâlihazırda var olan sistemden çok daha verimli bir süreç olacak.

Gri Dorseler

Blok zinciri “gri dorse havuzu” konusunda kamyon sahipleri ile üçüncü parti lojistik firmaları arasında fırsat eşitliğini de sağlayabilir. Fuller günümüzde kamyon sahiplerinin üçüncü parti lojistik şirketlerinden daha avantajlı olduklarını, çünkü kargo taşımacılığında kullanılan dorselere erişim sahibi olduklarını söylüyor. Fuller, blok zinciri sayesinde “dorselerin üçüncü bir tarafça sahiplenildiği ve filolar ile kolektif bir şekilde paylaşıldığı” bir iş modelinin mümkün olacağını söylüyor. “… Bir gri dorse filosu sahibi olup, blok zinciri kullanarak, o ekipmanı kimlerin kullandığını görmenin yanı sıra bunun ücretini de kesebilirsiniz. Ve onu bir sözleşmeye bağlayıp, tahakkuk işlemini gerçek zamanlı yapabilir ve böylece ücret tahsilat sürecini ortadan kaldırabilirsiniz.”

Anlaşmazlıkların çözülmesi

Fuller, blok zincirinin anlaşmazlıkları çözümlemede de işe yarayacağını söylüyor. “Gün be gün 140 milyar dolarlık ödeme, anlaşmazlıklar yüzünden bloke edilmiş halde duruyor. Gönderici ‘bana düzgün bir fatura yollamadın’ diyor. … Tarife 1.90 dolar, fakat [faturada] 1.89 yazıyor.” Ve sonucu tahmin edebilir misiniz? “Ücret tam doğru olana kadar gönderici ödemeyi yapmıyor.” Fuller, böylesi çekişmelerin kamyonculuk ödemeleri dünyasında zorluklara yol açtığını söylüyor.

Blok zincirli bir sistem ve bir akıllı sözleşme ile ödeme, akıllı sözleşmede öngörülen şartlara uygun olarak halledilebilir ve böylece sözleşmenin icra edilmesi ile ödemenin yapılması aynı anda gerçekleşebilir. Böylece anlaşmanın ince detayları üzerinde tartışırken, tarafların birbirleri arasında mekik dokumalarına gerek kalmaz. “Blok zincirli bir ortamdaki ödeme, standart ve anonim hale getirilmiştir ve akıllı tahkim (arabuluculuk) adını verdiğimiz şeye tabidir.” Akıllı tahkim, sözleşme ile ilgili anlaşmazlıkları blok zinciri sisteminin tahkim kurallarına göre anında çözüme ulaştırmaktadır. Ve işlem ile ilgili gerçekler tüm taraflarca görüntülenebildiğinden ötürü, ihtilafların sayısının azalması muhtemeldir.

Dolandırıcılığın tespiti

Blok zinciri, dolandırıcılığın tespiti için de faydalı olacaktır. Fuller’in verdiği örnek, kamyonculuktaki “faktöring” adlı uygulamadır, yani fatura edilenden az bedel ile (belki onun %60 – %90’ı kadar bir bedel ile) ödenmemiş taşımacılık faturalarını, üçüncü parti bir şirkete devretme uygulaması. Taşımacılık şirketleri nakit akışını iyileştirmek için faktöring kullanmaktadırlar çünkü bu sayede paraya derhal erişim kazanmaktadırlar fakat bu, fatura ücretinin bir kısmının kaybına mal olmaktadır. “Faktöring şirketlerinin bu kadar çok bedel almalarının sebebi, faktöring alacaklarının büyük bir kısmının sonunda mükerrer hale gelmesi, yani kamyonculuk şirketlerinin birden çok faktöring şirketine birden çok (kopyalanmış) nakliye senedi göndermesi, yahut bir şirketin sahte bir nakliye belgesi düzenleyebilmesidir.” Faktöring şirketleri bu kadar yüksek tarife uygulamaktadırlar çünkü yüklendikleri ödemelerin bir kısmı, Fuller’e göre muhtemelen küçük bir kısmı, hilelidir. Blok zinciri ile, sensör bilgilerinin kendisinde tahrifat yapılmadığı sürece, işlem kayıtları, birinin ne söylediğini değil gerçekten olanları göstermektedir. Fakat belki daha da önemlisi, bizzat faktöring uygulaması daha gereksiz hale gelebilir çünkü akıllı sözleşme destekli bir blok zinciri sistemi, işlem ödemelerini otomatik bir şekilde idare edecektir.

Bu kullanım örneklerinin gerçeklik haline gelmesi için elbette ki bu süreçteki çeşitli menfaat sahiplerinin iş birliği yapmaları gerekecektir. Kar, “blok zincirinin tam olarak uyarlanması için hem göndericinin hem de taşıyıcının bu platformu kullanması gerekiyor. Şimdiye kadar gördüğümüz, onu kullanan birkaç taşımacılık şirketinden ibaret,” diyor. “Ve gerçek çekim, itiş değil, göndericiler taşıyıcılardan bu platformu kullanmalarını talep ettiklerinde başlayacak.”

Bu ne zaman olacak? Bu noktada, yorum yapmak için erken gibi görünüyor. Kar diyor ki: “En azından 2 ile 5 yıl uzakta olduğumuza inanıyorum, veya belki daha az.”