Ana Sayfa Haber Bitmain yapay zekâdan para kazanmak istiyor.

Bitmain yapay zekâdan para kazanmak istiyor.

PAYLAŞ

İki yıl önce Micree Zhan adlı Çinli çip (yonga) tasarım uzmanı, bir yandan yeni bir işlemci üretmenin yolunu bulmak için mücadele verirken, bir yandan da Liu Cixin’in yazdığı, Çin’in ufuk açıcı kitabı The Three-Body Problem’i okuyordu. Daha önce kurucu ortağı olduğu Bitmain şirketi için özel çipler tasarlayarak onu dünyanın önde gelen bitcoin madencisi haline getiren Zhan sayesinde Bitmain, bu yeni ve aşırı rekabetçi bitcoin çıkarma endüstrisinde hâkimiyet kurabilmişti. Şimdi ise Zhan, Bitmain’i yeni bir yörüngeye sokabilecek olan bir çipe ihtiyaç duyuyordu; yapay zekânın bir kolu olan derin öğrenme adlı, dünyayı değiştiren bir teknolojisinin efendisi haline gelmelerine yardım edecek olan bir çipe.

Neredeyse on yıldır devam ettiği bir uygulama olan gece meditasyonu sırasında Zhan ansızın bir aydınlanma yaşar. Zhan o geceyi hatırlıyor: “Gece geç saatte bir şey bana ilham verdi; Sophon!” Sophon, The Three-Body Problem’da bahsi geçen, Dünya’daki bilimsel ilerlemeyi durdurmak için uzaylılar tarafından yollanmış olan proton boyutunda kurgusal bir süper bilgisayardır. Bu bilgisayar, seçkin bilim insanlarının retinalarına parlayan harflerle yazılar yazmak gibi garip olağanüstü hadiseler gerçekleştirme kabiliyetine sahiptir. Üç adet yıldızın yarattığı kaotik kütlesel çekim kuvvetleri sebebiyle kendi gezegenleri yok olan uzaylılar bu bilgisayarı Dünya’yı ele geçirmek için kullanırlar.

Bitmain’in en yeni ürünü Sophon derin öğrenimi belki ele geçirir, belki de geçiremez. Fakat ona böylesi bir isim veren Zhan ve Bitmain’deki kurucu ortağı Jihan Wu, tüm dünyaya niyetlerinin ne olduğunun sinyalini veriyorlar. Sophon adlı ünite, devrim niteliğindeki bir yapay zekâ teknolojisi için ısmarlama (özel) üretilen ilk Bitmain çipini içerecek. Eğer işler planlandığı şekilde giderse, çok yakında binlerce Sophon birimi dünyanın dört yanındaki geniş veri merkezlerinde nöral ağları (yapay sinir ağlarını) eğitmeye başlayabilir.

Bitcoin madencilik sektörünü ve kullanılan özelleşmiş çipleri inceleyen University of Washington profesörü Michael Bedford Taylor, Bitmain’in bu işin altından kalkabileceğini söylüyor. Taylor, uygulamaya özel tümleşik devre veya İngilizce kısaltması olan “ASIC” adlı bu tip çiplerin tek bir görevi oldukça verimli bir biçimde yerine getirmek için tasarlandıklarını ve bunların dağıtılmış bilgi işlem alanında yeni bir dalga ortaya koyabileceklerini söylüyor. Taylor “bu, donanım alanına canlılık kazandıracaktır” diyor. “Her türden ASIC bulutlarının ortaya çıkışına şahit olmak üzereyiz. Bitcoin donanım topluluğu, doğru koşullar altında bunun tabandan gelen bir hareket kadar hızlı gerçekleşebileceğini göstermiş bulunuyor.”

Çin’in müphem devi

Pekinli bir girişimin derin öğrenme silahlanma yarışında nasıl Google, Nvidia ve AMD gibilerine meydan okuyacak konuma geldiğini anlayabilmek için öncelikle 70 milyar dolarlık bitcoin ekonomisinde Bitmain’in oynadığı esaslı rolü anlamak gerekiyor. Bitmain Technologies Ltd tüzel kişiliği olarak Hong Kong’da kayıtlı olan Bitmain’in hâkim hissedarı, Cayman Adaları’nda kayıtlı olan bir tröst.

Şirket tam bir dikey entegrasyon (birleşim) mucizesi. Bitmain, bitcoin madencilik cihazlarında kullanılan silikonu tasarlıyor, cihazların montajını yapıyor ve daha sonra bunları dünyanın dört yanındaki müşterilere pazarlıyor. Bunun yanı sıra, kendi adına da cihazlar çalıştırıyor, geniş bitcoin madenleri işletiyor, sözleşmeler aracılığıyla bunları başkalarına kiralıyor ve son olarak, dünyanın en büyük madencilik “havuzlarının” birkaçını işletiyor. Devasa miktarda bilgi işlem gücünü bir araya toplayarak bir bitcoin bloku bulma ihtimalini büyük oranda artıran topluluklara “havuz” adı veriliyor.

İdaresi altındaki büyük miktarda bilgi işlem gücü veya bir başka deyiş ile karma hızına istinaden, şu sıralar bitcoin ekonomisi içindeki en etkili şirket Bitmain olabilir. İşlettiği Antpool ve BTC.com adlı havuzlar, küresel bitcoin ağındaki tüm bilgi işlem gücünün %28.9’una tekabül ediyor.

Karma hızı kritik önem arz ediyor çünkü bitcoin şu sıralar fena bir “iç savaşın” tam ortasında bulunuyor. Karma gücünün bir bölümünü idare etmek, Bitcoin’in geleceğini belirleyen hayret verici sayıdaki teknik tasarı konusunda kamuya açık bir oy sahibi olmak için, madencilere fırsat veriyor. Tartışmanın özü şu: Bitcoin ağının belirli bir sürede altından kalkabileceği işlem sayısı nasıl artırılabilir? Yakınlarda gerçekleşen Bitcoin ve Bitcoin Cash ayrışması, bunu yapmanın bir yolunu gözler önüne serdi.

Yeni işlemlerin denetimden geçirilip, Bitcoin’in değiştirilemez kütük defteri olan blok zinciri üzerine eklenmesi sürecine bitcoin madenciliği denmektedir. Yeni bir blok bulan ilk madenci olmak için madencilerin birbiriyle rekabet etmesi gerekmektedir. Devasa miktarda bilgi işlem gücü gerektiren ve ağır elektrik faturalarına sebep olan bu işi yapmanın karşılığı olarak madenciler, blok zincirine ekledikleri her blok için belirli bir miktar bitcoin ile ödüllendirilmektedirler. Hâlihazırda bu miktar blok başına 12.5 bitcoin seviyesindedir ve kabaca 10 dakikada bir yeni bir blok bulunmaktadır. Şu sıralar bitcoin yaklaşık 4 bin dolar fiyata sahip olduğuna göre, 10 dakikada bir 50 bin dolarlık meblağ birinin onu kapmasını bekliyor demektir ki bu, günde 7.2 milyon dolar ediyor.

Blok zinciri üzerine anlaşmazlıklar ve eleştiriler

Bitmain’in arkasındaki ticari zekâ olan Wu, bitcoin dünyasında kutuplaştırıcı bir rol oynuyor. Wu, Bitcoin’in işlem kapasitesini artırmaya yönelik belirli bir yaklaşımın, Bitcoin’in takma isimli yaratıcısı Satoshi Nakamoto’nun koyduğu 1 megabaytlık limiti ortadan kaldırarak bitcoin bloklarının boyutunu artırmak isteyen yaklaşımın, sözünü sakınmayan ve gürültücü bir destekçisi oldu. Bitmain, “New York Anlaşması” adı verilen ve Segwit2x teklifi çerçevesinde blok boyutunu iki katına çıkarma çağrısı yapan anlaşmanın imzacıları arasında bulunuyor. Bazıları bunun teknik riskler taşıdığını ve felsefi olarak endişe verici olduğunu çünkü gücü Bitmain gibi madencilerin elinde biriktireceğini düşünüyor. “Fransa’da kimse ondan pek hazzetmiyor. Ona kötü gözle bakılıyor.” Pekin’de karşılaştığım Sosthène takma isimli Parisli bir bitcoinci bunları söylüyor.

Bitmain’i eleştirenler, yakın zamanda gerçekleşen ve az çok alakalı olan Bitcoin Cash zoraki çatallanmasının arkasında Wu’nun olduğundan şüpheleniyorlar. Söz konusu çatallanma Şenzen’deki ViaBTC adlı bir madenci tarafından desteklenmişti. ViaBTC ise tesadüfe bakın ki Bitmain tarafından yatırım yapılan bir şirkettir. Wu ayrışmanın arkasındaki isim olduğunu reddediyor ve Bitmain konuya tarafsız yaklaştığını açıkça belirtiyor. Wu gülerek “eğer böylesi bir nüfuza sahip olsaydık,” o ve diğer ileri gelen aktörlerin arka çıktığı Bitcoin Unlimited adlı bir önceki ölçeklendirme teklifi “çoktan faaliyete geçmiş olurdu” diyor.

Bitmain ile bir çatışma yaşayan Şenzen merkezli bitcoin madencisi Jack Liao, Wu’nun bitcoin ekonomisinde hâkimiyet kurmaya ve onu kendi emelleri doğrultusunda şekillendirmeye çalıştığını söylüyor. Liao “kodları idare etmeye çalışıyor, ortamı idare etmeye çalışıyor” diyor. “Ardından tüm bitcoin ekosistemini dizayn edebilecek.” Liao Çin’de sosyal medyada Wu ile bir çatışma yaşadı ve şirketi Lightning Asic’i kötülediği için Wu aleyhine yasal süreç başlatmaya hazır olduğunu iddia etti.

Twitter’daki tenkitçilerle atışan 31 yaşındaki Wu, profesyonel troller tarafından oyuna getirildiğini söyledi. 2016 yılında Bitcoin’in geleceği ile ilgili bir tartışma sırasında kendisini trollediklerine inandığı kullanıcılara cevap olarak, meşhur bir sövgü dolu tweet attı. Gecikmeksizin MEME’lere çevrilen bu tartışma, 70 milyar dolar değerindeki bir protokolün geleceğine ilham verecek olan bir tartışmaya liderlik etmek için Wu’nun yetersiz olduğunu gösteren bir delil olarak kullanıldı.

Boycott BitPay Hodl: Pekâlâ. Bazılarımız 2MB zoraki çatallanmayı şeyimize takıyoruz [umursuyoruz]. Luke halen sizin için bunun kodlarını yazıyor (o böyle iyi bir insandır). (15 Mayıs 2016)

Jihan Wu @JihanWu: (Umursamak ifadesini küfür zannederek) Eğer becermek istiyorsan anneni becer. (15 Mayıs 2016)

Wu, Twitter’da yaptığı bu taşkınlıktan pişman olduğunu söylüyor. “Eğer bir zaman makinem olsaydı, o Tweet’i atmazdım.” Wu ile görüşmek için Pekin’e davet edilmemiz (kendisi nadiren röportaj verir) ve görüşmeyi takip eden gün iç Moğolistan’daki bitcoin çiftliğini ziyaret için davet edilmemizin nedeni kısmen Wu’nun imaj problemini çözmekti.

Bitcoin için Kasım ayında yeni bir ayrışma ufukta görünmeye başladı. Bu tarihte blok boyut sınırlamasının artırılıp artırılmayacağı konusunda topluluğun tekrar karar vermesi gerekecek. Yeni ayrışmaya sıcak bakan Wu, bu tip bölünmelerden (klikleşmelerden) kaçınmamak gerektiğini söylüyor. “Çekirdeği geliştirenler Bitcoin’e bütünüyle sahip değiller.” diyor. “Bitcoin çekirdek yazılımı projesi onlara ait olabilir ama bitcoin yazılım değildir. Bitcoin, yazılım tarafından uyarlanan bir tür sosyal anlaşmadır (toplum sözleşmesidir). Ve eğer insanlar birbiriyle aynı fikirde değillerse, çatallanma kaçınılmaz olur. Bu yalnızca zaman meselesi.”

Bir çip tasarımcısıyla şans eseri temas

Pekin caddelerinden birinde yaşanan tesadüfi bir karşılaşma olmasaydı, Bitmain ve Wu bu kadar güç sahibi olamazdı. Sophon çipinin tasarımcısı ve Bitmain’in arkasındaki teknik zekâ olan Zhan 2010 yılında, kullanıcıların TV yayınlarını bilgisayar ekranına aktarmasını sağlayan bir set üstü cihaz üreten DivaIP adlı bir girişimi işletmektedir. Zhan’ın çalışanlarından bir tanesi müşteri çekmeye çalışırken Wu gelir.

Çin’in en saygıdeğer enstitüsü olan Pekin Üniversitesinden iktisat ve psikoloji dereceleri ile kendini donatmış olan Wu o sıralar özel sermaye işindedir. Teknik dereceleri (eğitimi) ile ünlü Tsinghua Üniversitesi mezunu olan Zhan, DivaIP için kaynak toplamaya çalışmaktadır. Bu amaçla Wu’dan tavsiye ister. Nihayetinde Wu yardımcı olamaz fakat üç yıl sonra Zhan’a ihtiyaç duyan kişi Wu olacaktır.

Wu Bitcoin’i 2011 yılında bir blog yazısında keşfetmiştir ve bir satır aklında yer etmiştir. Wu “onu gelmiş geçmiş en tehlikeli açık kaynaklı proje olarak tanıtmışlardı.” diyor. Bitcoin, herkesin sahip olabileceği fakat kimsenin kontrol edemeyeceği devletsiz bir para olarak hayal edilmişti. Merkez bankası yahut işleri idare eden bir devlet olmaksızın. Wu anlatıyor: “Bu tip bir parasal sistem mümkün. Devlet destekli olması gerekmiyor. Altına dayalı olması dahi gerekmiyor.”

Wu vakit kaybetmeden banka hesabını boşaltarak o zamanlar uç bir fikirden ibaret olan bitcoin satın alır. 2011 yılının başlarında bir bitcoin bir dolardan ucuza alınabiliyordu. Wu “2011 yılında tüm hayat birikimimi bitcoin almak için harcadım” diyor. “Birçok insan bunun riskli yahut sahtekârlık olduğunu düşünüyordu.” İki yıl sonra bitcoin patlama yaşar. 2013 yılı başındaki 20 dolarlık fiyattan yükselerek sene sonunda 900 doları görür ve bu sırada ana akım ilgiyi üzerine çeker. Wu, yalnızca bitcoin ticareti ile değil onu üreterek de para kazanabileceğini fark eder. O zamanlar bir madenci 10 dakikada bir 25 bitcoin kazanabilmektedir.

Wu’nun elinde 2011 yılındaki bitcoin yatırımlarından elde ettiği sermaye vardır fakat bir çip tasarımcısına ihtiyaç duymaktadır. Zhan’ı hatırlayan Wu, bitcoin ile ilgili aklının erdiği her şeyi bir e-posta ile ona anlatır. Zhan Wikipedia’da bitcoin ile ilgili okuyarak iki saat geçirdim” diyor. “Güzel bir şey olduğunu anladım. Derhal bu işe girmeye karar verdim.”

Bitcoin için ısmarlama silikon (silisyum devre)

Zhan’ın ilk görevi, bitcoin için kullanılan kriptografik hesaplama olan SHA-256 işlemini azami verimlilik ile yapacak bir ASIC tasarlamaktır. Bitcoin madencilik ASIC’lerinin geliştirilmesi, bitcoin madenciliğine daha fazla işlem gücü adama yarışını kızıştırır.

Wu “başlarda Micree [Zhan] epey sıkıntı çekti” diyor. Bitcoin için bir ASIC tasarlamanın “imkânsız olduğundan şikâyet ediyordu.” Fakat 38 yaşındaki Zhan görevi tamamladı. Üstelik rekor bir hızla: fikirden son ürüne yalnızca altı ay içinde. Zaman kritik öneme sahipti çünkü bitcoin fiyatı çılgın bir biçimde dalgalanıyordu. Bu da, süregiden yarış sırasında Bitmain’in, hayatta bir kez ele geçecek olan bir kar fırsatını kaçırabileceği anlamına geliyordu. Diğer oyuncular çoktan sahnede yerlerini almışlardı. ASICMiner ve Butterfly Labs gibi öncül ASIC üreticileri 2012 yılında projelerini kitlesel fonlama ile hayata geçirerek, ilk nesil bitcoin ASIC’leri üretmişlerdi.

Kasım 2013’te Zhan’ın ilk madencilik tesisatı olan Antminer S1 hazırdır. Bitmain iş hayatına kapılarını açar. Satışlar uçaşa geçer. Wu “2014’ün tamamı boyunca çok iyi satış yaptık” diyor. Gerçekten de bitcoin 2013 Kasım ayında tarihi bir seviye olan 1200 dolara yaklaşmıştır. Fakat o zamanlar dünyanın en büyük borsası olan Japonya’daki Mt. Gox’daki dolandırıcılık vakası ortaya çıktığında, bitcoin tekrar çakılır.

2014 sonunda Mt. Gox’un yol açtığı çöküş Bitmain’i büyük darlığa düşürür. Kimse değeri düşen bir dijital paranın madenciliğini yapmak için pahalı elektrik faturaları ödemek istemez. “Fiyat çok fazla düştü. Bütün iş planı bitcoin fiyatı yüksekken yapılmıştı!” Wu gülüyor. “Yani fiyat düştüğünde bitcoin madencilik cihazlarımız için pek bir talep kalmadı. Yaşadığımız en zorlu dönem 2014 sonudur.”

Bitcoin krizi sırasında hayatta kalmak

Wu ve Zhan tırnaklarıyla tutunurlar. Zhan “çok zor geçti” diyor. “Fiyat düşmeye devam ederse Bitmain’in belki de buna dayanamayacağını düşündüm.” Fakat 2015 geldiğinde kripto para birimi en düşük seviyeye ulaşmış görünmektedir. Arkasındaki teknik fikir, yani blok zinciri olarak bilinen değiştirilemez kütük defteri, dünyanın en büyük bankaları ile finansal kuruluşlarının bir kısmı tarafından gitgide artan bir ilgi görmektedir.

Aynı sıralarda Zhan, Bitmain’in beşinci madencilik cihazı iterasyonu olan ve S1’e kıyasla güç tüketiminde üçte birlik bir azalma sağlayan Antminer S5 üzerinde çalışmaya başlar.  Bitcoin fiyatı tırmanışa devam edince madenciler sahnedeki yerlerine geri dönerler ve S5’i tercih edilen donanım olarak kapışırlar. Wu “bu çip bir harikaydı” diyor. “Şirketimize çok yardımı dokundu.” Zhan’ın dediğine göre Bitman üründen %50 kar elde ediyordu.

BM1384 çipini içeren Antminer S5, Bitmain’in talihini açar. Şirketin hasılatını ve gelirini açık etmeyen Wu, onun “çok iyi bir finansal konumda” olduğunu söylemekle yetiniyor. Şirketin nakit akışının pozitif seyir izlediğini ve bitcoin madencilik ekipmanları pazarının %70’inden fazlasına sahip olduğunu iddia ediyor, yani uygulamada, ağ üzerindeki tüm işlem gücünün %70’ini sağladığını söylüyor.

Bitmain’in yeni derin öğrenme çipleri üzerindeki çalışmaları idare eden Wang Jun’a göre şirket her yıl yüz binlerce Antminer satıyor ve bu satışlar şirketin ana gelir kaynağını oluşturuyor. Wu Bloomberg’e (video) Ordos’daki madenin günlük 250 bin dolar hasılat elde ettiğini ve ABD’de yeni madenler inşa etmek için 200 milyon dolara kadar yatırım planladığını söylüyor.

Bitmain’in Antminer konusunda çok az rakibi bulunuyor. Çip üreticileri donanım satmak için yükselen bitcoin fiyatına bel bağladıklarından ötürü 2014 ve 2015 yıllarındaki fiyat düşüşleri sırasında birçoğu ayakta kalmayı başaramadı. Günümüzde Bitmain’in başlıca rakibi kendi çiplerini üretip satan ve Gürcistan’da madenler işleten San Fransisco merkezli Bitfury şirketidir. Bitfury küresel bitcoin karma gücünün yaklaşık olarak %6’sına sahiptir.

Bitmain şu sıralar, Pekin’deki teknoloji firmalarının tercih ettiği türden, yüksek teknoloji parkında bulunan dört katlı bir binada 600 kişiyi istihdam ediyor. Yer darlığı çekmeye başlayan şirket bitişikteki binayı yeniliyor. İçeride 25 yaşından büyük gösteren pek insan yok. Devre kartları ile şirketin sunduğu kola ve diğer içecek kutuları yer darlığından iç içe geçmişler. Bitmain iletişim sorumlusu Nishant Sharma, çalışanların büyük bir kısmının Bitcoin’e kişisel ilgi duymadıklarını ve kripto para dünyasındaki tartışma, ağız dalaşı ve felsefi konuşmalarla kafa yormadan işlerini yaptıklarını söylüyor.

ASIC bulutları: Derin öğrenmenin geleceği mi?

Bitcoin fiyatının roket gibi yükselmesi, kripto para piyasalarında Bitmain’in geleceğini sağlama almış görünüyor. Fakat yapay zeka yarışında Bitmain, devlerin hâkim olduğu bir alandaki ufak bir balığa benziyor. Pekin’li bir bitcoin girişimi nasıl olur da Google, Nvidia ve AMD ile rekabet edebilir?

Zhan’ın altında yapay zeka programının başında bulunan Wang Jun, iki yıldır Bitmain’in derin öğrenme çipi üzerinde çalışıyor. En yaygın derin öğrenme algoritmalarının bir kısmını silikon (silisyum) devrelerin üzerine işleyerek, verimliliği büyük oranda artırmayı hedefliyorlar. Kullanıcılar kendi veri setlerini uygulayarak bu ASIC’ler üstünde kendi modellerini geliştirebilecekler. Böylece sinir ağlarının sonuç üretmeleri ve bu sonuçlar sayesinde çok daha hızlı bir biçimde öğrenmeleri mümkün olacak. Bu, Google’ın kendi Tensor Processing Unit çiplerini kullanan Londra merkezli DeepMind biriminin AlphaGo yapay zekâsını eğitmek için uyguladığı bir teknik.

Bitmain bu çipleri kendi sinir ağlarını eğitmek isteyen herhangi bir şirkete satmayı planlıyor; bu da ekonominin geniş bir alanı anlamına geliyor. Wang, Baidu, Alibaba ve Tencent gibi teknoloji firmalarının hedef müşteri kitlesi içinde bulunduklarını söylüyor. Bitmain nihayetinde binlerce derin öğrenme cihazı içeren kendi veri merkezlerini kurarak, aynen bitcoin madenlerinde yaptığı şekilde, bu bilgi işlem gücünü müşterilerine kiralayabilir.

Baidu ve Google konusunda tecrübeli olan Wang, Bitmain’in ürettiği madencilik teknolojisi zaman içinde bireylerin masaüstü bilgisayarlarından ekran kartlarına ve oradan da özel silikon devrelere doğru geliştiği için, derin öğrenme yarışında Bitmain’in avantaj sahibi olduğu yorumunu yapıyor. Derin öğrenme sektörü alt tarafı, bitcoin madencilerinin zaten geçirmiş olduğu evrim sürecini geçiriyor. Peki, sırada ne var? Wang “ASIC’ler” diyor. “Bitcoin ASIC alanında dünyanın en iyisi kim? Bitmain.”

Profesör Taylor, hünerli ve iyi odaklanmış bir çabanın, bu alandaki devlerin en iyi işleriyle boy ölçüşebileceğini söylüyor. Jilet gibi keskin bir marja (kar payına) ve gider hesaplarına dayanan bitcoin madenciliğinden, dünyanın Google’larına ve Nvidia’larına karşı gelen dişli bir rakip doğabilir. Taylor “bitcoin madenciliğinde sivrilen şirketler aşırı rekabetçi ve metalaşmış bir sektörde hayatta kalabilecek yetenekler geliştirmişlerdir; sistem seviyesinde tasarım konusunda üstün uzmanlık sahibidirler ve veri merkezi giderlerini nasıl düşük tutabileceklerini bilirler” diyor. “Bitcoin çip tasarım yarışının galipleri, ABD merkezli girişimleri rahat bir biçimde alt ettiler.”

Para alt tarafı birbirimize anlattığımız bir diğer hikâyedir

Zhan Bitmain’in derin öğrenme ASIC’i için bir isim bulma problemini çözmüş olabilir fakat zihninde halen bolca mesele bulunuyor. Sene sonunda piyasaya çıkması planlanan Sophon’u devreye almak için birkaç ayı var. 2014 yılındaki bitcoin çöküşünü atlatmış olmasına rağmen krizler ve iş zorlukları sebebiyle halen kendini baskı altında hissettiğini söylüyor.

Bir yol gösterici olarak, Zhan yüzünü felsefeye dönüyor. The Three-Body Problem’i okuduğu sıralarda Zhan aynı zamanda, İsrailli yazar Noah Harari’nin Sapiens: A Brief History of Humankind adlı kitabını da okur. Bu kitapa Harari grupların, toplumların ve uygarlıkların ortaya çıkmasını sağlayan insan özelliğinin hikâye anlatımı olduğu savını işler. Zhan “eğer aynı hikâyeye inanıyorsak birlikte çalışabiliriz” diyor.

İnsanların yüzyıllardır birbirine anlattıkları en güçlü hikâyeler arasında paranın bulunduğuna yönelik Hariri’nin kitaptaki iddiasını hatırlayıp hatırlamadığını Zhan’a soruyorum.

Zhan “evet, para, ülkeler, demokrasi hatta şirketler; tüm bunlar sanal şeylerdir” diye cevap veriyor. “O kitabı okuduktan sonra, evet, o haklı diye düşündüm. Ondan çok etkilendim. Çok iyi bir kitap.”